Göz Kırpıyor!

Yazar: Gamze Boztepe & Diyar Saraçoğlu

Savaşmak aşık olmak gibidir. Bir dürtü sizi yönlendirir. Ertesi gün ne olacağını bilmezsiniz. Tüm korkuları geride bırakırsınız. Korku, savaştığınızda ve aşık olduğunuzda kaybolur…

Hemen yanı başımızda, sınır kavramının anlamsızlığına bizi büsbütün ikna eden bir yerde, Yunanistan’dayız. Yaşlı bir amca bisikletiyle akşam evine dönmeye çalışıyor. Sokak, polis tarafından kesilmiş. Amcanın Playmobil oyuncaklarına benzettiği polisler “geçemezsin” diyorlar. Amcamız ısrarcı, arkasında gençler…

Piyanonun tuşlarına basılmaya başlanıyor. Ekrana sokaklardan çatışma görüntüleri geliyor. Eylemciler polisle karşı karşıya. Polis her zamanki gibi eylemcilere şiddet uygulama konusunda son derece “cömert”.

YAZIK! YAZIKLAR OLSUN SİZE!

ONU RAHAT BIRAKIN! ALÇAKLAR!

Polis şiddetine karşı halk tepki gösteriyor. Biber gazları havada uçuşuyor. Eylemciler gözaltına alınıyor. Elinde megafonla yaşlı bir adam “çocuğumuzu serbest bırakın” anonsu yapıyor.

Bu sırada tanıdık bir ezgi duymaya başlıyoruz. Yüzü maskeli eylemciler yürümeye, slogan atmaya başlıyor.

DAYANIŞMA HALKIN SİLAHIDIR!

PATRONLARIN SAVAŞINA KARŞI KOYUN!

Ezgi, Villagers of Ioannina City’nin Karakolia’sı. Polisle çatışmalar, motosiklet konvoyları, zincirlerin kesilmesiyle gülen çocuk, art arda atılan havai fişekler derken maskeli bir eylemci ekranda beliriyor ve sprey boyayla duvara bir şeyler yazıyor.

Duvardaki “Aşk ve Devrim” yazısıyla belgeselimiz başlıyor.

Anarşist, antifaşist mücadeleleri anlatan belgeselleriyle bilinen Yannis Youlountas (ki biz ancak bu belgeselle tanıdık kendisini) “Aşk ve Devrim”le bizi Yunanistan’ın dört bir yanındaki mücadeleleri konu alan bir yolculuğa çıkarıyor.

Yolculuğumuz uzun, çünkü Yunanistan direnişlerin beşiği olan büyük bir coğrafya; kuzeyde Selanik’te mahalleliler ipotek yoluyla el koyulan evlerin açık artırmayla satılmasını engellemek için mahkemelere giriyor, Atina’da Eksarhia mahallesi mültecilerle dayanışmanın ve direnmenin farklı biçimlerini gösteriyor, “gizemli grup” Rouvikonas faşistlere karşı duvarları yıkıyor, güneyde Girit’te köylüler inşa edilmesiyle birlikte yeni bir doğa katliamına neden olacak yeni havaalanına karşı Savunulacak Alanları (ZAD) inşa ediyor…

Kendi özgünlükleri olsa da, bahsi geçen mücadeleler bize “bir yerlerden” tanıdık geliyor. Fındıklı, Cizre, Gazi, Gezi, Hopa bize göz kırpıyor 😉